İşgal Aslen Kazanma mı? Edebiyat Perspektifinden Bir İnceleme Edebiyatın gücü, kelimelerin ve anlatıların içindeki derin anlamlarda gizlidir. Her kelime bir evreni, her cümle ise bir düşüncenin dönüşümünü anlatır. İşte bu yüzden, bir hikayenin anlatıldığı şekilde değişir dünyaya bakış açımız, karakterlerin mücadelesiyle özdeşleşir, onlarla birlikte yükselir ya da düşeriz. Edebiyatçı, her satırda kazandığı zaferin ötesinde bir anlam arayarak, anlatıcılarının işgal ettiği topraklarda büyür. Kelimelerle yapılan işgalin ve kazanmanın dönüşüm gücünü çok iyi bilir. Peki, bir işgalin asıl amacı nedir? Kazanmak mı yoksa kaybetmek mi? İşte bu soruya farklı bir bakış açısıyla yaklaşmak için edebiyatın derinliklerine inmeye çalışalım. İşgalin Tanımı ve Edebiyatla…
Yorum BırakBaşarı Yolculuğu Blogu Yazılar
İçli Köfte Hamuru Bir Gün Önceden Yapılır Mı? Bir Edebiyatçı Bakış Açısıyla Düşünceler Kelimenin Gücü ve Zamanın Akışı: Anlatının Dönüştürücü Etkisi Bir edebiyatçı olarak, kelimeler bana her zaman birer güç kaynağı gibi gelir. Her bir kelime, bir olayın, bir düşüncenin ya da bir duygunun taşıyıcısıdır. Anlatılar ise, zamanla kaybolan, ancak içindeki derin anlamları bırakan varlıklardır. Tıpkı bir öykünün karakterlerinin yaşamlarının bir zamanlar başlamış olması gibi, içli köfte hamurunun da doğuşu bir öyküye benzer. Her malzeme bir karakter, her hazırlık aşaması ise bir hikayenin dönüm noktasıdır. Şimdi, yemekle ilgili sorumuza gelirsek, “İçli köfte hamuru bir gün önceden yapılır mı?” sorusunu edebiyat…
Yorum Bırakİsim Hakkını Almak Ne Demek? Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir İnceleme Güç İlişkileri ve Toplumsal Düzen: Bir Siyaset Bilimcisinin Girişi Siyaset, çoğu zaman güç ilişkilerinin şekillendirdiği bir alandır. Güç, yalnızca zorla değil, aynı zamanda sembolik ve kültürel biçimlerde de var olur. İsim hakkını almak, bu güç ilişkilerinin bir örneği olarak, toplumsal düzeni ve bireylerin egemenlik anlayışlarını yansıtır. Peki, bir isim hakkı almak ne demektir? Bir ismin tescillenmesi, sadece bir bireyin ya da kurumun kimliğini savunmakla kalmaz, aynı zamanda devletin, ideolojilerin ve toplumsal yapıların inşa ettiği iktidar dinamiklerine de etki eder. Siyaset bilimi perspektifinden bakıldığında, isim hakkının alınması, yalnızca hukuki bir işlem…
Yorum BırakYanlışlıkla Hamile Kaldım Ne Yapmam Gerekir? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir Bakış Hamilelik, genellikle kadınların hayatında önemli ve derin bir dönüşüm yaratır. Ancak bazen, beklenmedik bir şekilde gelişen bu durum, pek çok soru ve belirsizlikle beraber gelir. “Yanlışlıkla hamile kaldım ne yapmam gerekir?” sorusu, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi dinamiklerle ele alındığında, yalnızca bireysel bir mesele olmaktan çıkar ve toplumsal bir tartışmaya dönüşür. Bu yazı, hem kadınların empati odaklı bakış açılarını hem de erkeklerin çözüm odaklı ve analitik yaklaşımını göz önünde bulundurarak, toplumsal olarak bu durumu nasıl anlamamız gerektiğini keşfetmeye çalışacaktır. Kadınların Perspektifi: Toplumsal Cinsiyetin…
Yorum Bırakİlham Bağlayıcı Mıdır? Geçmişten Günümüze Bir Tarihsel Bakış Giriş: Geçmişi Anlamak ve Günümüzle Bağ Kurmak Bir tarihçi olarak, geçmişi anlamaya çalışırken en çok karşılaştığım sorulardan biri şudur: Geçmiş ile günümüz arasında ne tür bağlar vardır? Zaman zaman bir olay, düşünce veya eylem, çağlar boyu etkisini sürdürür. İlham da, bu bağların bir parçası olarak karşımıza çıkar. İlhamın bağlayıcı olup olmadığı, tarihsel süreçler, toplumsal dönüşümler ve kırılma noktaları üzerinden tartışılabilir. Bu yazıda, ilhamın, bireyleri ve toplumları nasıl şekillendirdiğini, geçmişten günümüze nasıl bir etki yaratabileceğini ve bu bağın nereye gittiğini irdeleyeceğiz. İlhamın Tanımı ve Bağlayıcılığı İlham, genellikle bir kişinin ruhuna, düşüncelerine veya eylemlerine…
Yorum Bırakİkizkenar Üçgen Kuralı: Edebiyatın Dönüştürücü Gücüyle Bir Matematiksel Anlatı Giriş: Kelimelerin Gücü ve Anlatıların Dönüştürücü Etkisi Edebiyatın gücü, kelimelerin ötesine geçer; anlatılar bir toplumun, bireylerin ve dünyaların biçimlenmesinde derin bir etki yaratır. Bir kelimenin seçimi, bir metaforun gücü ya da bir hikayenin yapısı, insanın dünyayı nasıl algıladığını ve nasıl dönüştürdüğünü belirler. Tıpkı bir edebiyatçının yazdığı bir metnin okuru başka bir dünyaya taşımak gibi, bir üçgenin simetrisi de hem zihnimizde hem de gerçekte anlam kazanır. Bu yazıda, ikizkenar üçgen kuralını edebiyat perspektifinden ele alacağız. Matematiksel bir figür olan bu üçgen, hikayelerin yapısal öğeleri, karakter ilişkileri ve edebi temalar açısından derin bir…
Yorum BırakİHH İnsani Yardım Vakfı’nın Arkasında Kim Var? — Tarihsel Arka Plan ve Güncel Akademik Tartışmalar Bir araştırmacı olarak, toplumsal yardım kurumlarının “arkasında kim var?”, “kimlere dayanıyor?”, “hangi güçlerle ilişkili?” gibi soruların, yalnızca o kurumun şeffaflığı açısından değil, toplumun yardım kültürünü ve sivil toplumun demokratik işleyişini anlamak açısından da kritik olduğunu düşünüyorum. Bu yazıda, İHH’nin tarihçesinden başlayarak, kurumsal yapısına ve günümüzde akademik literatürde öne çıkan tartışmalara değineceğiz. — 1. Tarihsel Arka Plan: İHH’nin Kökenleri ve Gelişimi İHH, 1992 yılında gönüllü sosyal yardım faaliyetleriyle başlayan, 1995’te Türkiye’de resmî olarak kurumsallaşan bir vakıf olarak ortaya çıkmıştır. [1] Vakıf kendi verilerine göre “din, dil, ırk, mezhep ayrımı gözetmeden yardım” misyonu altında hareket etmektedir. [1] Kuruluş döneminde özellikle…
Yorum Bırakİftira Atılınca Ne Yapmalı? Toplumsal Normlar ve Cinsiyet Rolleri Çerçevesinde Bir İnceleme Bir araştırmacı olarak, toplumsal yapıları ve bireylerin birbirleriyle olan etkileşimlerini anlamaya çalışırken, karşılaşılan en çetrefilli durumlardan biri iftira atılmasıdır. Bir kişinin üzerine iftira atılması, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde karmaşık duygulara, hakaretlere ve bazen de adalet mücadelesine yol açar. Ancak bu durumun içinde bulunduğumuz toplumsal yapılar, normlar ve kültürel pratiklerle nasıl şekillendiğini anlamadan, bu soruya etkili bir yanıt vermek zor olabilir. Peki, iftira atılınca ne yapılmalı? Sadece bireysel bir haksızlık mıdır bu yoksa toplumun değerleri ve normları da bu süreci etkiler mi? Bu yazıda, iftira atılmasının toplumsal…
Yorum BırakKüresel Üçgenin İç Açıları Toplamı Hangi Değerler Arasındadır? Bazen matematiksel sorular, düşündüğümüzden çok daha fazlasını ifade eder. Örneğin, “Küresel üçgenin iç açıları toplamı hangi değerler arasındadır?” sorusu, sıradan bir geometri sorusu gibi görünse de, aslında bize evreni, dünyayı ve hatta toplumsal ilişkileri nasıl algıladığımıza dair ipuçları verir. Bu yazıda, küresel üçgenin iç açıları toplamını hem matematiksel hem de kültürel bir bakış açısıyla ele alacak, yerel ve evrensel dinamiklerin nasıl etkileşimde olduğunu keşfedeceğiz. Küresel Üçgenin Matematiksel Gerçekliği Klasik geometriye göre, düzlemdeki herhangi bir üçgenin iç açıları toplamı her zaman 180 derece olur. Ancak bu kural, düz bir yüzeyde geçerli olan bir…
Yorum BırakZiya Gökalp ve Edebiyatın Gücü: “Neyi Bulmuştur?” Edebiyat, bir halkın düşünsel evrimini, duygusal değişimini ve kültürel dönüşümünü anlatan, kelimelerle şekillenen bir dünyadır. Kelimelerin gücü, bir toplumun zihninde izler bırakır, bireylerin bilinçaltını harekete geçirir ve sonuçta bir ulusun ruhunu yeniden inşa eder. Bu yazıda, Türk edebiyatının önemli isimlerinden Ziya Gökalp’in edebiyat anlayışını ve onun “neyi bulduğu” sorusunun derinliklerine inerek, Gökalp’in ideallerini ve düşünsel mirasını daha yakından keşfedeceğiz. Kelimenin Gücü ve Gökalp’in Düşünsel Edebiyatı Ziya Gökalp, sadece bir edebiyatçı değil, aynı zamanda bir düşünür, sosyolog ve kültür insanıdır. Onun yazdığı her metin, yalnızca edebi bir eser olarak değil, aynı zamanda toplumun fikir…
Yorum Bırak